Konya – Merkez Gezisi (2)

Gezi Tarihi : Mart 2015

Hz. Mevlana Türbesinde vakit geçirdikten sonra Türbenin karşısında bulunan Üçler Mezarlığını ziyaret ediyoruz.

Bu mezarlık adını, Mevlana türbesi tarafına bakan kısımda bulunan ve Anadolu’da Müslümanlığı yaymaya çalışan ve üç Horasan Eren’inden (Evliya) almaktadır.

Konya eski müftüsü olan Tahir Büyükkömrükçü Hocanın mezarının da burada bulunduğunu öğreniyoruz. Mezarlık girişine konulan bilgisayar sayesinde mezarlığın yerini öğrenerek ziyaretimizi gerçekleştiriyoruz.

tahir buyukkorukcu ucler mezarligi (2) tahir buyukkorukcu ucler mezarligi (1)

Mezarlık ziyaretimizden sonra, Konya’lı bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine Karbeyaz (ilk adı Kaşıbeyaz) Çorba Salonuna gitmeye karar veriyoruz.

karbeyaz corba konya (1)

Yemekten sonra çaylarımızı içmek için Alaaddin Tepesi’ne gidiyoruz.

Alaaddin Tepesine gitmek için aracımızı almaya giderken, çarşıda bulunan ve Konya şekerinin her çeşidi bulunan, ayrıca lokum ve helva gibi tatlılarda satan bir dükkandan içeri girerek alışverişimizi yapıyoruz.

Dükkandan çıkıp yürümeye devam ediyoruz ve karşımıza Aziziye Camii çıkıyor.

konya aziziye camii

Konya çarşının ortasında bulunan cami, Gödene Taşı ile yapılan son Osmanlı mimarisinin önemli bir eseridir. Şeyh Ahmed emriyle 1671-1676 yılları arasında yaptırılan camii yanmış, 1867 yılında Sultan Abdülaziz’in annesi adına bugünkü Camii yaptırılmıştır.

Alaaddin Tepesi, Konya merkezinde bulunmakta olup, 20 metre yüksekliğindedir.

Yaptırılmak istenen saray için Konya’nın merkezinde yüksek bir tepesinin olmaması sebebi ile, Sultan Alaaddin Keykubat tarafından çıkartılan ferman ile bu tepe halkın getirdiği topraklar yığılarak yapılır. Söylenene göre bu fermanın diğer amacı, halkın birlikte nasıl işler yapabileceğinin bir kanıtı olmuştur.

Ayrıca Alaaddin tepesi dünyanın en büyük ışıklı kavşaklarından olma özelliğine de sahiptir.

alıntıdır
alıntıdır
alıntıdır
alıntıdır

Tepenin üzerinde Alaaddin Camii bulunmakta.

Gezimizi yaptıktan sonra, tepede bulunan çay bahçesine oturarak çaylarımızı yudumluyor ve günün değerlendirmesini yapıyoruz.

Alaaddin Tepesi 2 Alaaddin Tepesi

Çaylarımızı bitirip hava limanına doğru yola çıktığımız sırada, aslında listemizde bulunan ancak nasıl unuttuğumuzu hala anlayamadığımız İnceminare Müzesi ile karşılaşıyoruz.

Hemen aracımızı park edip dışarıdan da olsa incelemeye başlıyoruz.

ince minare müzesi (1) ince minare müzesi (2)

Selçuklu veziri Sahib Ata Fahreddin Ali tarafından hadis ilmi okutulmak üzere 1254’de kurulan medresenin mimarı Kelük bin Abdullah’dır. Selçuklu taş işçiliğinin şaheserlerinden olan kapısı üzerinde kabartmalı ve geometrik şekiller mevcuttur. Minare kesme taşla kaplı tuğla malzeme kullanılarak yapılmıştır. Aslında iki şerifeli olan minare 1901 yılında yıldırım düşmesi sebebi ile birinci şerifesine kadar yıkılmıştır.

İnceminare Müzesi etrafına bulunan aydınlatmalar ile muhteşem görünmekte.

Biz ilk olarak Akşehir‘e gittiğimizden merkez gezisi için 6 saatlik bir gecikme yaşadık. Ama buna değdi doğrusu.

Kesinlikle Konya bir günde gezilebilecek bir şehir değil görülmesi gereken çok güzel yerleri mevcut.(Sille Köyü, Rüstem Paşa Kervansarayı, Eşrefoğlu Camisi, Meram Bağları gibi)

 İstanbul’a geri dönüş sırasında hava limanında uçağımızın iki buçuk saat rötar yapmasını saymazsak, bizim için tek kelime “muhteşem” bir gezi olduğu söyleyebilirim.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir